Ekilen Saçlar Dökülür mü? Saç Ekiminin Kalıcılığı ve Ömrü

Ekilen Saçlar Dökülür mü? Saç Ekiminin Kalıcılığı ve Ömrü

Saç ekimi (restorasyonu) cerrahisi, androgenetik alopesi (erkek tipi kellik) yaşayan bireyler için günümüzde en etkili estetik çözüm olarak kabul edilmektedir. Ancak operasyon öncesi hastaların zihnini en çok meşgul eden soru, elde edilen sonucun kalıcılığıdır. “Ekilen saçlar bir gün dökülür mü?” sorusu, saç folikülünün biyolojik yapısı, genetik faktörler ve cerrahi tekniğin başarısı ile doğrudan ilişkilidir.

Esasen tıbbı ve cerrahi işlemlerde kesin ifadeler doğru değildir. Ancak genel-geçer bilgiler ışığında bazı yanıtları üretmek elbette mümkün olabilir. Ekilen saç hiç dökülmez demek yerine, dökülme neden olabilir sorusuna cevap aramak daha doğrudur.

Öncelikle bir hususun altını çizmek isterim. Saç ekimi tıbbi bir uygulamadır ve değerlendirme yapılmaksızın bir cevap vermek doğru değildir. Ayrıca hekim olmayan kişilerin bu işlemi yapması doğru değildir. Lütfen bilgi alırken dahi, hekimlere başvurunuz. Açık kaynaklarda, kimin ifade ettiği belli olmayan içeriklerden alacağınız bilgiler doğru ve yeterli olmayabilir. 

Son zamanlarda merdiven altı tabir edilen biçimde bu işlemlerin yapıldığını veya yapılmaya çalışıldığını görüyoruz. Bu riski lütfen almayın ve sadece sağlık kuruluşları ve hekimlere başvurun.

“Donör Dominansı” Teorisi

Saç ekimi işleminin kalıcılığı, 1959 yılında Dr. Norman Orentreich tarafından ortaya atılan “Donör Dominansı” (Verici Baskınlığı) teorisine dayanır (1). Bu teoriye göre, saç kökleri alındıkları bölgenin genetik özelliklerini taşımaya devam ederler.

Bunu halk diline indirgeyecek olursak, ekim için alınan saç dökülmeye meyilli olmadığından dökülme ihtimali düşüktür diyebiliriz. Ancak yine altını çizeyim, bu kesin bir ifade olamaz. Pek çok nedene bağlı olarak insanların saçları dökülebilir ve bu ekim işlemi ile ilgili olmayabilir.

Örneğin; bir tedavi nedeniyle alınacak ilaçların, dökülme eğilimi olmayan saçların dökülmesine neden olması da mümkündür. Bununla birlikte yaş ilerledikçe doku zayıflayacağından, dökülme yaşanabilir. Yani bunu kat-i bir bilgi olarak tek başına not etmek doğru değildir. 

Genetik Kodlama

Erkek tipi dökülmenin temel nedeni, saç köklerinin Dihidrotestosteron (DHT) hormonuna duyarlı olmasıdır. Ancak başın arka kısmı (oksipital bölge) ve kulak üstü bölgesindeki saç kökleri, genetik olarak DHT hormonuna karşı dirençlidir.

Yukarıda bahsettiğim hususun bir diğer açıklaması da budur. Ancak belirttiğim üzere, bu bilgiye diğer faktörleri de dahil ederek bakmak doğru olur. 

Nakil Sonrası Davranış

Bu dirençli kökler, dökülmüş olan tepe veya ön bölgeye nakledildiğinde, orijinal genetik özelliklerini korurlar. Yani yeni yerlerinde de DHT hormonundan etkilenmezler ve dökülme sürecine girmezler.

Teorik ve pratik olarak, doğru donör sahadan (güvenli bölge) alınan saç kökleri, kişinin ömrü boyunca o bölgede varlığını sürdürme kapasitesine sahiptir.

“Şok Dökülme” Süreci

Hastaların en sık endişeye kapıldığı dönem, operasyondan sonraki ilk 1-3 ay arasında gerçekleşen ve “Şok Dökülme” olarak adlandırılan süreçtir. Bu, kalıcı bir kayıp değil, biyolojik bir yenilenme evresidir.

Travmaya Yanıt

Cerrahi işlem sırasında saç kökleri (greftler) yerlerinden çıkarılıp yeni kanallara yerleştirilirken geçici bir travma yaşar. Bu durum, saçların büyüme döngüsünü (anagen) durdurur ve dinlenme fazına (telogen) geçmesine neden olur.

Kırılma ve Dökülme

Ekilen saç telleri dökülür, ancak kök (folikül) deri altında canlı kalır ve tutunmaya devam eder.

Yeniden Çıkış

Şok dökülme tamamlandıktan sonra, kökler adapte olur ve 3. aydan itibaren kalıcı karakterdeki saçları üretmeye başlar. Dolayısıyla operasyon sonrası görülen bu dökülme, başarısızlık değil, döngünün doğal bir parçasıdır.

Ekilen Saçlar Hiç Dökülür mü?

“Ömür boyu kalıcılık” kavramı, tıbbi olarak doğru olmakla birlikte, yaşlanma fizyolojisi çerçevesinde değerlendirilmelidir. Ekilen saçlar genetik dökülmeye (erkek tipi kelliğe) karşı bağışıktır, ancak biyolojik yaşlanmadan etkilenirler.

Yani evet, ekilen saç da dökülebilir. Bu noktada “hayır, ekilen saç asla dökülmez” şeklinde bir ifade kullanılamaz. Tıpkı tedavi edilen bir hastalığın nüksetmeyeceğinin garanti edilemeyeceği gibi, burada da bu şekilde bir ifade kullanmak mümkün değildir. 

Yaşlanmaya Bağlı İncelme (Senescent Alopecia)

İnsan vücudundaki tüm hücreler gibi saç folikülleri de yaşlanır. Yaş ilerledikçe (özellikle 65-70 yaş sonrası) saç çapı incelir ve üretim hızı yavaşlar. Ekilen saçlar tamamen dökülmese de on yıllar içinde hacimsel olarak zayıflayabilir (2).

Donör Alanın Yanlış Seçimi

Eğer saç kökleri, genetik olarak dökülmeye kodlanmış “güvenli bölge dışındaki” alanlardan (örneğin ensenin çok üst kısmından) alınmışsa, bu saçlar ilerleyen yıllarda dökülebilir. Bu durum cerrahi planlama hatasıdır.

Mevcut Saçların Dökülmesi

Hastaların dikkat etmesi gereken en önemli nokta, ekilen saçların değil, ekim alanında halihazırda var olan orijinal saçların dökülme riskidir. Ekim yapıldığında var olan ancak genetik olarak dökülmeye kodlu yerel saçlar zamanla dökülebilir. Bu durum ekilen saçların döküldüğü izlenimi yaratabilir, ancak dökülenler aslında kişinin kendi eski saçlarıdır.

Kalıcılığı Etkileyen Cerrahi ve Kişisel Faktörler

Ekilen saçın ömrü sadece genetiğe değil, operasyonun kalitesine ve operasyon sonrası bakıma da bağlıdır.

Greft Canlılığı

Toplama ve yerleştirme aşamasında köklerin zarar görmemesi (transeksiyon oranının düşük olması), dış ortamda bekleme süresinin iyi yönetilmesi ve hidrasyonun sağlanması, köklerin tutunma oranını belirler.

Beslenme (Vaskülarizasyon)

Yeni ekilen köklerin beslenebilmesi için kafa derisindeki kan dolaşımı hayati önem taşır. Sigara kullanımı, mikro dolaşımı (kılcal damarları) daraltarak ekilen köklerin beslenmesini bozar ve tutunma oranını düşürebilir (3).

Doku Hastalıkları

Liken planopilaris gibi saçlı deriyi etkileyen bazı otoimmün veya sikatrisyel hastalıkların varlığı, ekilen saçların da kaybına neden olabilir. Bu nedenle operasyon öncesi dermatolojik muayene şarttır.

Bilimsel veriler ışığında; güvenli donör bölgesinden alınan ve doğru teknikle nakledilen saç köklerinin dökülme riski, androgenetik nedenlerle (erkek tipi kellik) yoktur. Ekilen saçlar, kişinin biyolojik ömrü boyunca uzama ve yenilenme döngüsünü sürdürür.

Ancak “ömür boyu garanti” kavramı, biyolojik yaşlanma süreçlerinden bağımsız değildir. Saçlar genetik olarak dökülmese de, yaşla birlikte kalitelerinde ve kalınlıklarında fizyolojik değişimler olabilir. Başarılı ve kalıcı bir sonuç için cerrahın tecrübesi, doğru donör analizi ve hastanın yaşam tarzı (sigara, beslenme) belirleyici faktörlerdir.

Kaynaklar ve dayanak

  1. Orentreich N. Autografts in alopecias and other selected dermatological conditions. Annals of the New York Academy of Sciences. 1959.
  2. Bernstein RM, Rassman WR. The logic of follicular unit transplantation. Dermatologic Clinics. 1999.
  3. Kerure AS, Patwardhan N. Complications in Hair Transplantation. J Cutan Aesthet Surg. 2018.
  4. Unger WP, et al. Hair Transplantation. 5th Edition. Informa Healthcare. 2011.

YASAL UYARI VE BİLGİLENDİRME

Bu blog yazısında yer alan içerikler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada sunulan bilgiler, hiçbir şekilde tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi niteliği taşımamaktadır ve hekim kontrolünün yerini alamaz.

İlgili metin, Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı yönetmeliklere ve tıbbi deontoloji kurallarına uygun olarak, kamuoyunu bilgilendirme ve sağlık okuryazarlığını artırma gayesiyle oluşturulmuştur.

  • Sitedeki bilgiler, hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılamaz.
  • Tıbbi süreçler ve saç ekimi sonuçları kişiye özeldir; her hastanın donör kapasitesi, saç kalitesi ve iyileşme süreci farklılık gösterebilir.
  • Bu sitedeki bilgilere dayanarak teşhis ve tedavi girişiminde bulunulmamalıdır.
  • Tanı ve tedavi gerektiren durumlar için mutlak surette uzman bir hekime başvurunuz.

Bu içerik, rekabet ve reklam amacı gütmemekte olup, yalnızca bilimsel veriler ışığında saç restorasyon cerrahisinin biyolojik süreçleri hakkında bilgilendirme amaçlıdır.

Bu gönderiyi paylaş