Boyun ve Dekoltede Mezolifting Uygulaması
Boyun ve dekolte mezolifting; yaşlanma, güneş hasarı ve yerçekimi etkisiyle elastikiyetini kaybeden cilt dokusunun, hyalüronik asit, vitamin ve peptid içerikli özel kokteyllerin deri altına enjekte edilmesiyle yeniden yapılandırılması işlemidir. “Gençlik aşısı” veya “biyorevitalizasyon” olarak da bilinen bu medikal estetik uygulama, cildin nem dengesini sağlarken kollajen üretimini tetikleyerek ince kırışıklıkların açılmasını, sarkmaların toparlanmasını ve dokunun sıkılaşmasını hedefler. Cerrahi müdahaleye gerek kalmadan, doğrudan sorunlu bölgeye uygulanan bu tedavi, yıpranmış boyun ve dekolte cildinin kalitesini artırarak daha pürüzsüz ve canlı bir görünüm kazandıran etkili bir anti-aging çözümüdür.
Boyun ve Dekolte Mezolifting Nedir ve Neden İhtiyaç Duyarız?
Mezolifting, kelime anlamı olarak orta deri kaldırma veya canlandırma demektir. Ancak halk arasında biz buna “gençlik aşısı” veya “vitamin kokteyli” demeyi de tercih ediyoruz. Temel mantık oldukça basittir: Cildin yaşlanmayla veya dış etkenlerle kaybettiği yapı taşlarını, cildin altına, yani sorunların başladığı yere geri koymak.
Bu bölgenin neden yüzümüzden daha hızlı yaşlandığını anlamak önemlidir. Boyun derimiz, yüz derimize göre çok daha incedir. Ayrıca bu bölgede cildi doğal olarak nemli tutan yağ bezleri çok azdır. Buna bir de yıllar süren güneş hasarı, telefonlara bakarken sürekli aşağı eğilmemizle oluşan “teknoloji boynu” çizgileri ve yerçekimi eklendiğinde, boyun ve dekolte cildi hızla elastikiyetini kaybeder. Cilt incelir, kurur ve o istemediğimiz “krep kağıdı” görünümü oluşur. İşte mezolifting, bu süreci tersine çevirmek, cildi kalınlaştırmak ve sıkılaştırmak için devreye girer.
Mezolifting İşlemi Cilt Altında Nasıl Bir Mekanizma Çalıştırır?
Mezoliftingi sadece cilde vitamin vermek olarak düşünmeyin. Bu işlem aslında cildin fabrikası olan fibroblast hücrelerini yeniden mesaiye çağırmaktır. Yaşlandıkça bu hücreler tembelleşir, enerji üretimleri düşer ve cildi dik tutan kollajen ile elastini üretemez hale gelirler.
Biz bu işlemle iki şeyi aynı anda yaparız. Birincisi, çok ince iğnelerle yaptığımız mikro girişler, cilde “burada bir onarım gerekiyor” sinyali gönderir. İkincisi ve daha önemlisi, cildin altına bıraktığımız özel kokteyl, bu hücrelere doğrudan enerji ve hammadde sağlar. Bilimsel çalışmalar doğru yapılan mezolifting seansları sonrasında cilt yoğunluğunda ve kalınlığında çok ciddi artışlar olduğunu kanıtlıyor. Yani cildiniz sadece nemlenmiyor, fiziksel olarak kalınlaşıyor ve direnci artıyor. Bu sürülen hiçbir kremin yapamayacağı biyolojik bir onarımdır.
Boyun ve Dekolte Mezolifting Kokteyllerinin İçeriğinde Neler Bulunur?
Kullandığımız karışımlar sıradan nemlendiriciler değildir. Bu bölgenin en büyük sorunu gevşeme ve sarkma olduğu için, formülasyonun mutlaka sıkılaştırıcı ajanlar içermesi gerekir. Cildin altına enjekte ettiğimiz bu zengin karışım, cildin tüm metabolik ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde dizayn edilmiştir.
Bu kokteyllerin olmazsa olmaz içerikleri şunlardır:
- Hyalüronik Asit
- DMAE
- Organik Silikon
- Biyomimetik Peptidler
- Amino Asitler
- C Vitamini
- Koenzimler
- Antioksidanlar
Bu maddeleri biraz açmak gerekirse; hyalüronik asit cildin su tutma kapasitesini artırarak o dolgun görünümü sağlar. Ancak boyun için asıl kahramanlar DMAE ve organik silikondur. Bu maddeler kas tonusunu ve cildin gerginliğini artırarak lifting etkisi yaratır. Amino asitler ise yeni üretilecek kollajenin tuğlalarıdır; onlar olmadan inşaat yapılamaz.
Uygulama Sırasında Hangi Teknikler Kullanılır ve Ağrı Hissedilir mi?
Hastalarımın en çok merak ettiği konulardan biri de işlemin nasıl yapıldığıdır. Boyun ve dekolte bölgesi hassas olduğu için özel teknikler kullanıyoruz. Amacımız ürünü “papiller dermis” dediğimiz, damarlanmanın ve hücre aktivitesinin en yoğun olduğu tabakaya bırakmaktır.
Genel olarak iki farklı enjeksiyon tekniği uyguluyoruz:
- Nappage Tekniği
- Nokta Nokta Tekniği
Nappage tekniğinde, cildin üzerine çok seri ve yüzeysel, minik dokunuşlar yaparız. Bu sayede geniş bir alana ilacı yayarız. Nokta nokta tekniğinde ise, özellikle derin boyun çizgilerinin içine veya daha yoğun gevşeme olan bölgelere, biraz daha derine, belirli aralıklarla ilaç bırakırız.
Ağrı konusuna gelince; iğnelerimiz saç teli kadar incedir. İşlemden önce sürdüğümüz güçlü anestezik kremler sayesinde ağrı hissi minimuma iner. Çoğu hastam işlemi “sinek ısırığı gibi” veya “hafif bir karıncalanma” olarak tarif eder ve işlem sırasında rahatça sohbet edebiliriz.
Tedavi Protokolü ve Seans Aralıkları Mezolifting İçin Neden Önemlidir?
Mezolifting tedavisinde başarı, sabır ve süreklilikten geçer. Tek bir seans yapıp mucize beklemek gerçekçi değildir. Bu bir tedavi kürüdür ve etkisi kümülatiftir. Yani her seans, bir öncekinin üzerine inşa edilir. Ciltteki o %20-25 oranındaki kalınlaşmayı ve sıkılaşmayı sağlamak için hücreleri belirli bir süre boyunca sürekli uyarmamız gerekir.
İdeal tedavi protokolünde önerilen seans sayıları şöyledir:
- 4 seans
- 6 seans
- 8 seans
Hastanın yaşına ve cildindeki hasarın durumuna göre bu sayı değişebilir. Ancak en kritik nokta seans aralıklarıdır. Seanslar mutlaka 14 ile 20 gün arasında tekrarlanmalıdır. Eğer arayı çok açarsanız, hücreler tekrar uyku moduna geçer ve tedavi zinciri kırılır. Başlangıç kürü bittikten sonra ise, elde edilen güzel sonucu korumak için 3-6 ayda bir hatırlatma seansları yapmak, yatırımı korumak adına çok değerlidir.
Boyun Mezolifting İşlemi Başka Hangi Tedavilerle Kombine Edilebilir?
Tek başına mezolifting harika sonuçlar verir ancak bazen tablo daha ağırdır. Özellikle gıdı bölgesinde yağlanma veya çok ciddi deri sarkması varsa, mezoliftingi teknolojik cihazlarla desteklemek gerekir. Biz buna “kombine terapiler” diyoruz.
Mezolifting ile mükemmel uyum sağlayan teknolojiler şunlardır:
- Altın İğne Radyofrekans
- Fokuslu Ultrason
- Fraksiyonel Lazerler
- Gençlik İpleri
Burada “Dermal Prime” yani cildi hazırlama kavramından bahsetmek istiyorum. Kuru ve yıpranmış bir cilde lazer veya ultrason yapmak, kuru toprağı çapalayamaya benzer; verim alamazsınız. Ancak önce mezolifting ile cildin nemini ve kalitesini artırırsanız, sonrasında yapacağınız enerji bazlı işlemlerden çok daha yüksek verim alırsınız. Cilt tepki vermeye hazır hale gelir. Bu yüzden ağır silahları (lazerleri, cihazları) devreye sokmadan önce, mezoterapi ile zemini hazırlamayı çok severiz.
İşlem Sonrasında Görülebilecek Yan Etkiler ve İyileşme Süreci Nasıldır?
Her enjeksiyonlu işlemde olduğu gibi, boyun ve dekolte mezoliftinginde de geçici ve yönetilebilir yan etkilerle karşılaşabiliriz. Boyun cildi ince ve damarlı bir yapıya sahip olduğu için, yüz bölgesine göre morarmaya biraz daha meyillidir.
Olası yan etkiler şunlardır:
- Küçük morluklar
- Hafif kızarıklık
- Ödem
- Kaşıntı
- Hassasiyet
Bu etkiler sizi korkutmasın; hepsi geçicidir. Kızarıklıklar genellikle birkaç saat içinde, minik morluklar ise 5-7 gün içinde tamamen kaybolur. İşlemden sonra hastalarımız günlük hayatlarına hemen dönebilirler. Sadece ilk 24 saat o bölgeyi yıkamamak, makyaj yapmamak ve güneşten korumak yeterlidir.
Mezolifting Uygulaması Kimler İçin Uygun Değildir?
Güvenlik bizim için her şeyden önce gelir. Mezolifting, vücudun kendi iyileşme mekanizmasını tetiklediği için, genel sağlık durumu bu mekanizmayı desteklemeyen kişilerde bu işlemi uygulamayız. Ayrıca kullanılan kokteyller çok zengin içerikli olduğu için, hamilelik gibi özel dönemlerde riske girmeyiz.
Bu işlemin uygulanamayacağı durumlar şunlardır:
- Hamileler
- Emziren anneler
- Kontrolsüz diyabet hastaları
- Otoimmün hastalık sahipleri
- Kan sulandırıcı kullananlar
- Aktif cilt enfeksiyonu olanlar
- Kanser tedavisi görenler